Ana Sayfa

Tag: Talha Uğurluel

İAÜTAM “BİRLEŞMİŞ KENTLER OKULU” KENTİN ŞİFRELERİNİ ÇÖZMEYE TOPKAPI SARAYI’NDAN BAŞLADI.

İAÜTAM BİRLEŞMİŞ KENTLER OKULU, Topkapı Sarayı

İstanbul Aydın Üniversitesi Türkiye Araştırmaları Merkezi tarafından düzenlenen “Birleşmiş Kentler Okulu” bu hafta ilke gezisini düzenledi. Kentin şifrelerinin izinden her hafta başka bir mekanda konuklarını ağırlayan bu programın ilk haftasında konumuz “Kent ve Tarih” idi. Bu konu çerçevesinde ilk durağımız dünyanın en önemli saraylarından ve tarihi eserlerinden Topkapı Sarayı idi.

Program koordinatörümüz İAÜTAM Başkanı Zeynep Banu Dalaman eşliğinde sabah ilk işimiz Topkapı Sarayı gişelerinde buluşmak oldu. Sekiz hafta sürecek “Birleşmiş Kentler Okulu”nun programlarına daha rahat katılmamıza imkan verecek ve bir yıl boyunca tüm tarihi mekanlar ücretsiz girmemizi sağlayacak “Müze Kart”larımızı almakla başladık. İstanbul Aydın Üniversitesi’nin hediyesi olan bu kartlarla Topkapı Sarayı’nı sanat tarihçi aynı zamanda profesyonel rehber olan İbrahim Bıyık’ın anlatımıyla gezdik. Bir dönem dünyanın en önemli gücü Osmanlı Hanedanı’nın ne büyük bir enginlikle ama aynı zamanda büyük bir tevazuyla yaşadığını gördük: Kutsal emanetler, Hırka-i Şerif, Kaşıkçı Elması, Revan Köşkü, Adalet Kulesi, Divan-u Hümayun, Harem. Aslında detaylı bir incelemeyle en az üç dört günün rahat geçeceği Topkapı Sarayı hakkında genel bilgileri aldık.

Öğleden sonra Ayasofya Müzesi’nde buluştuk. Müze tarafından bize tahsis edilen taş mektebde , başka bir adıyla “Sibyan Mektebi”nde “Kent ve Tarih “ konulu panelimizi gerçekleştirdik. Ayasofya Müzesi’nin avlusunda bulunan Ayasofya Sibyan Mektebini Sultan I. Mahmud 1740 yılında yaptırmıştır. Günümüzde bu mekân Ayasofya Müzesi’nin Kütüphanesi olarak işlev görmektedir. Bu tarihi mekanda yaptığımız panelimizi İAÜTAM Başkanı Zeynep Banu Dalaman yönetti. İlk konuşmacı Osmanlı Tarihçisi Sn. Yavuz Bahadıroğlu “Osmanlı’da Kent Yaşamı” ile ilgili konuşma yaptı. Kentleri inşa etmenin büyük bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Bahadıroğlu, Osmanlı’nın bu konuda bir kültür oluşturduğunu ancak günümüzde bu kültürün korunmadığının altını çizdi. Osmanlı’da fethedilen şehirlerin yağmalanmak yerine korunduğunu söyleyen Bahadıroğlu, konuyu Fatih Sultan Mehmet’in önemli bir sözüyle tamamladı: “ Fethettiğiniz şehirleri koruyun, onlar sizin ganimetiniz değildir.” Bugünkü TOKİ mantığını eleştiren Bahadıroğlu, estetik kaygılarımız olması gerektiğini Osmanlı’da bu kaygının olduğunu ancak günümüzde bu kültürün yok olduğunu söyledi.

İkinci konuşmacımız Yakınçağ Tarihçisi Prof. Dr. Vahdettin Ergin konuşmasında “19. Yüzyılda Ulaşım ve Kent Yaşamı”na etkilerini anlattı.  Osmanlı’da deniz ulaşımın çok gelişmiş olduğunu vurgulayan Ergin, kara ulaşımında insanlar yürüdüğünü,  ata binmenin sadece üst düzey paşalar ve hanedanın yapabildiğini anlattı. Osmanlı kültüründe II. Mahmut’a kadar arabaya binmek erkekler için hafiflik sayıldığını, ancak padişah ilk kez arabaya bindikten sonra arabaya binme adetinin yayıldığını vurguladı. Dünyanın ikinci metrosu sayılan Tünel’in yapımına değinen Prof. Dr Ergin, Tünel’in 1975 yılında hayatımıza girmesiyle kent yaşamına olan etkilerinden bahsetti.

Üçüncü konuğumuz olan Sanat Tarihçisi Talha Uğurluel  “Kent ve Tarih” konusuna başka bir perspektifden ele aldı ,Mısır  kültürünün nasıl zamanla değiştiğini ve Kahire’nin kuruluşundan günümüze geçirdiği evreleri anlattı. Eski Mısır’dan, Hz. Ömer’e, Memlûklar’dan Emevilere, Fatimilerden Osmanlıya kadar şehrin nasıl eklenerek bugünlere geldiğini, kendi fotoğraflarından oluşan bir slayt gösterisi eşliğinde sundu.

Fotğraflar: Uğur Düşen, Ceren, Alican Ateş (İAÜ Öğrencileri)

İAÜTAM BİRLEŞMİŞ KENTLER OKULU, Topkapı Sarayı 

 

Talha UGURLUEL, Prof. Dr. Vahdettin ERGİN, Zeynep Banu DALAMAN, Yavuz BAHADIROĞLU

İAÜTAM BİRLEŞMİŞ KENTLER OKULU, Ayasofya Müzesi

Listing all pages